Monday, September 24, 2007
Sonra İzmir'e geçip depomu doldurdum.. Yaşasın teneke kutular, yaşasın tüketim kültürü.. Adam Sandler'in hep dediği gibi, "Where do you put your weed?"
Aslında Adam Sandler sürekli bunu demiyo, "Click!"in sonunda bi kere diyo, ama siz filmi sürekli izleyerek sanki Adam Sandler sürekli bunu diyomuş gibi hissedebilirsiniz. Herşeyin bi yana güzel replik, ama izlemeniz lazım, böyle kuru kuru olmadı. Youtube'den link baktım ama yok gibi sanki..
Sonra Eskişehire gittim, Gülçinin taşınmasına yardım ettim. Eşyalar kamyonete yüklendi, ben yeni evde elimde telefonum kamyoneti bekliyodum, hani eşyalar gelirken resim çekiyim hesaabı.. Gelin görün ki çekebildiğim resim budur. Resimde kamyonet veya Gülçin olmaması bir yana zannedersem tam ben düğmeye bastığım anda zaman/mekan sürekliliğinde (space/time continium?) bi bükülme olmuş olacak ki böyle bişey oldu. Şaka bi yana başka açıklama bulamadım, daha önce böyle bi resim çekebilmiş olan kimse varsa buyursun gelsin beraber bi çay içelim..
İstanbulu terketmeden hemen önce bunu gördüm.. İyi bi insanın bıraktığı küçücük bi iz.. Gideceğim yer iyi insanlarla dolu olucak, diye umuyorum en azından.. Onları kıyıda köşede avlamam gerekmiycek..
Saturday, March 10, 2007
taksim...
çok acaip bi günün ardından...
servise döğru giderken...
üstü başı pislik içinde sırt çantalı biri yaklaştı...
- ya pardon bakar mısın..
"bizden biri"ne rastlayınca sevindirik oldum...
problemi neyse hemen çözmek için döndüm ona doğru yürüdüm...
-çok müşkül durumdayız...
-aaa.. neden..?
-yolda kaldık, acaba biraz paranız var mı bize yardımcı olabilir mısınız?
bi anda dank etti...
sinyalcileri sevmem. sinyal çekmeyi sevmem.. sinyalı sevmem..
çok otostop çektim, çok kapı çaldım, yatıcak yer istedim, yiyecek istedim..
tüm bunları yaparken çok eylendim, hala da yapıyorum...
bi kere sinyal çektim...
hoşuma gitmedi, başka çarem kalmadıkça bidaha böyle bişey yapmamaya karar verdim..
o zamandan beri sinyal çekmedim...
başka birinden direk para istemek olayın felsefesine ters..
zaten ne geliyosa başımıza para pul yüzünden gelmiyo mü..?
yine de prensip olarak para isteyenlere hep veririm, kendini kötü hissetmekten iyidir..
ama gerçekten param yok, üstelik sadece o an değil, gelecek 3 hafta için param yok...
-ahaaa.. sinyalciye sinyal çekiyosun sen adamım..!
-gayet zengin görünüyosun ama...
ne alaka lan.. üstümde 40 yıllık bi eşofman altıyla pazardan alınma adı bi hırka var. en üstte de yağmurluk..
böyle düşünmesinin sebebi nike yağmurluk olmalı..
halbuki 3 parça kıyafetim var zaten, biri de nike yağmurluk, zengin miyim şimdi ben..?
-daha yeni otostoptan döndüm ben de.. bu ay biraz sıkışığım o yüzden.. yok param yani..
bu noktada adamın bi anda herşeyi anlamasını, sırtımı patpatlamasını ve arkasını dönüp gitmesini bekliyorum..
-bankada da mı yok..? (garip bi şekilde aşşağılayıcı bi tonla.. dudak altından, cevap beklemeksizin..)
-demek otostop ha, nerlere gittin?
-kalkan, kayakoy, kabak, akyaka, izmir, eskişehir, bursa, istanbul..
-kabakta bilmemkim var mi?
-yok abi kabak bomboş.. kimse yok..
bi yandan konunun değişmesine seviniyorum, bi yandan ben bu adama neden hesap veriyorum diye düşünüyorum..
adam resmen azarlıyo beni..
-yoktur tabi esrardan hapse girdi..!
!!?
-abi param yok ama nereye gideceğinizi söylersen belki yardımcı olabilirim?
-fethiyeye gidicez.. otostop mu diyceksin..? otostop çekemem..
-neden otostop çekemiyosun yahu?
-yanım da sevgilim var.. gece vakti kamyoncudan başka kimse almaz, ben onu koruyabileceğimi zannetmiyorum..
kimi kimden koruyosun lan göt..
senin arabasına binmeden tecavüzcü etiketini yapıştırdığın kamyoncu seni arabasına alır mı?
sen de arabaya binmeden katilsin o zaman..
kim bilir bana uzaktan ne etiketi yapıştırdın..
"para vardır bunda evet.."
hem köpek mı gezdiriyosun sen!?
nası hatun bu kendisini koruyamıyo..?
o nerde naapıyo acabasen burda sinyal çekerken?
acaba gerçekten var mı öyle biri?
elinde de 2 tane kitap var...
misyoner felan olmasın bu?
-abı kitaplar nedir?
-defter, bişeyler not alıyorum felan..
-hmm, ben de incil felan sandim, neden çantanda değil elinde taşıyosun defterlerini?
-...
-neyse adamım iyi şanslar sana o zaman..
------------
ey insanlar!
bunlari bizlerle karıştırmayın..
biz sizin paranızı istemiyoruz, hiç istemedik..
biz sizinle arkadaş olmak istiyoruz, hepsi bu..
hem gün gelicek biz siz olucaz, başkaları biz olucak..
biz hareket çekenlerinizi, durup kaçanlarınızı, üstümüze sürenlerinizi affettik..
siz de bunları affedin..
bizi almamazlık etmeyin..
biz gideceğimiz yere yine gideriz ama,
sizin muhabbetiniz olmadan yol çekilmez..
çok acaip bi günün ardından...
servise döğru giderken...
üstü başı pislik içinde sırt çantalı biri yaklaştı...
- ya pardon bakar mısın..
"bizden biri"ne rastlayınca sevindirik oldum...
problemi neyse hemen çözmek için döndüm ona doğru yürüdüm...
-çok müşkül durumdayız...
-aaa.. neden..?
-yolda kaldık, acaba biraz paranız var mı bize yardımcı olabilir mısınız?
bi anda dank etti...
sinyalcileri sevmem. sinyal çekmeyi sevmem.. sinyalı sevmem..
çok otostop çektim, çok kapı çaldım, yatıcak yer istedim, yiyecek istedim..
tüm bunları yaparken çok eylendim, hala da yapıyorum...
bi kere sinyal çektim...
hoşuma gitmedi, başka çarem kalmadıkça bidaha böyle bişey yapmamaya karar verdim..
o zamandan beri sinyal çekmedim...
başka birinden direk para istemek olayın felsefesine ters..
zaten ne geliyosa başımıza para pul yüzünden gelmiyo mü..?
yine de prensip olarak para isteyenlere hep veririm, kendini kötü hissetmekten iyidir..
ama gerçekten param yok, üstelik sadece o an değil, gelecek 3 hafta için param yok...
-ahaaa.. sinyalciye sinyal çekiyosun sen adamım..!
-gayet zengin görünüyosun ama...
ne alaka lan.. üstümde 40 yıllık bi eşofman altıyla pazardan alınma adı bi hırka var. en üstte de yağmurluk..
böyle düşünmesinin sebebi nike yağmurluk olmalı..
halbuki 3 parça kıyafetim var zaten, biri de nike yağmurluk, zengin miyim şimdi ben..?
-daha yeni otostoptan döndüm ben de.. bu ay biraz sıkışığım o yüzden.. yok param yani..
bu noktada adamın bi anda herşeyi anlamasını, sırtımı patpatlamasını ve arkasını dönüp gitmesini bekliyorum..
-bankada da mı yok..? (garip bi şekilde aşşağılayıcı bi tonla.. dudak altından, cevap beklemeksizin..)
-demek otostop ha, nerlere gittin?
-kalkan, kayakoy, kabak, akyaka, izmir, eskişehir, bursa, istanbul..
-kabakta bilmemkim var mi?
-yok abi kabak bomboş.. kimse yok..
bi yandan konunun değişmesine seviniyorum, bi yandan ben bu adama neden hesap veriyorum diye düşünüyorum..
adam resmen azarlıyo beni..
-yoktur tabi esrardan hapse girdi..!
!!?
-abi param yok ama nereye gideceğinizi söylersen belki yardımcı olabilirim?
-fethiyeye gidicez.. otostop mu diyceksin..? otostop çekemem..
-neden otostop çekemiyosun yahu?
-yanım da sevgilim var.. gece vakti kamyoncudan başka kimse almaz, ben onu koruyabileceğimi zannetmiyorum..
kimi kimden koruyosun lan göt..
senin arabasına binmeden tecavüzcü etiketini yapıştırdığın kamyoncu seni arabasına alır mı?
sen de arabaya binmeden katilsin o zaman..
kim bilir bana uzaktan ne etiketi yapıştırdın..
"para vardır bunda evet.."
hem köpek mı gezdiriyosun sen!?
nası hatun bu kendisini koruyamıyo..?
o nerde naapıyo acabasen burda sinyal çekerken?
acaba gerçekten var mı öyle biri?
elinde de 2 tane kitap var...
misyoner felan olmasın bu?
-abı kitaplar nedir?
-defter, bişeyler not alıyorum felan..
-hmm, ben de incil felan sandim, neden çantanda değil elinde taşıyosun defterlerini?
-...
-neyse adamım iyi şanslar sana o zaman..
------------
ey insanlar!
bunlari bizlerle karıştırmayın..
biz sizin paranızı istemiyoruz, hiç istemedik..
biz sizinle arkadaş olmak istiyoruz, hepsi bu..
hem gün gelicek biz siz olucaz, başkaları biz olucak..
biz hareket çekenlerinizi, durup kaçanlarınızı, üstümüze sürenlerinizi affettik..
siz de bunları affedin..
bizi almamazlık etmeyin..
biz gideceğimiz yere yine gideriz ama,
sizin muhabbetiniz olmadan yol çekilmez..
Friday, March 02, 2007
eskisehirde dost insanlarin evine attik kapagi hemen..
bize iyi baktilar..
gulcin cay bile yapti hatta yanlis hatirlamiyosam..
multi purpose tığ...
ayni tığ'la caner rastalarini didiklerken ben pipomuzu temizleyebilyorum.. (tabi ayni anda degil)
tren yolculugu icin piponun yanina iyi bi arkadas..
ve her kilometrede kafamiz daha guzel oldu, ve her kilometrede eskisehir'e biraz daha yakastik..
sedece evin ici degil akyaka kompile guzel biyer..
orda da bi sigara icelim burda da bi sigara icelim.. :)
tamam, cok guzel biyer ama kabak'ta hicbisey yok derken ben ciddiyim dostlar..
2 gunden fazlasi fazla gelir..
biz de akyaka'ya gittik..
Serdar ve fahrettin'in cilgin evinde misafir olduk..
sifonlar dahi saykodelikti, pek guzeldi serdarla fahrettinin evi..
Sunday, February 11, 2007
Biz kopekten kacarken kucuk dostumuz da kendince biseylerden kaciyodu,
bizden olabilir, bilmiyorum..
her halukarda kacan kaplumbaga gormek ilginc bisey..
ve kabak.. hicbirseyin olmadigi yer..
gitmeyin, cok cirkin.. sakin gitmeyin.. aman diyim gitmeyin..
ben hepinizin yerine giderim..
Saturday, February 10, 2007
Friday, February 09, 2007
koylerde hala boyle ayakkabilar giyiyolar..
hepimiz boyle ayakkabilar giyseydik dunya daha mutlu biyer olurdu..
Thursday, February 08, 2007
Subscribe to:
Posts (Atom)

