Ben kucukken, kucucukken serum fizyolojik vardi. Kucuk cam bi sise uzerine monte edilmis basit bir damlaliktan ibaret olan bu minimalist ilac, aslinda tuzlu sudan ibaretti. Hatta doktorumuz annemle babama "bi tencerede su kaynatin, icine de 2 corba kasigi tuz atin, gerek yok para vermeye" demisti bi ara, biz de tencerede sulari kaynatip kaynatip eski serum fizyolojik siselerine doldurmaya baslamistik. Daha sonra serum sisesindeki serum fizyolojigin varligini kesfettik. 1 litrelik kocaman cam bi sise icinde steril serum fizyolojik cok komik bi paraya alinabiliyodu. Daha sonrada damlalik yerine siseden siringayla cekilip buruna enjekte edilebiliyodu. Biz de boyle yapiyoduk, neden yapmayalim..
Sonra aradan yillar gecti, bu arada ben (neden bilmem) hic serum fizyolojik kullanmadim. Hasta olmadigimdan degil de, daha agir dekonjestanlari kesfimden, bi nebze de burnuma bi takim sivilar puskurtmekten hosanmamamdan olsa gerek.. Neyse, gunu geldi doktor bana yine serum fizyolojik onerdi, ben de gittim eczaneye, serum fizyolojik istedim. Kocaman serum sisesini almak istemedim, nasi olsa uc kusurluk sey diye kucuk siseden almak istedim, varsin bitsin bidaha alirim diye, malum yatili okul, gotume mi sokucam ben o siseyi..? Fakat bir de ne goreyim, koca memlekette halis mulis serum fizyolojikten eser kalmamis, onun yerine yeni yeni acaip acaip i takim urunler peydah olmus. Nasil urunler derseniz efendim, 2 cesitti bunlar; bir kullan at cinsi plastik paketler, bunlarin ucunu yirtip, icindekini burnunuza bosaltiyosunuz sonrada pakedini atiyosunuz gidiyo, her paket bi damla gibi bisey; bir de "rhinomer" diye, metal basincli kutuda, ithal, dunya pahasi, eczaciya sorarsan "okyanus suyu" olan bisey. Okyanus suyuymus, yarragimin okyanus suyu, ayni bok iste hepsi, tuzlu su. Bide "damlatmak" yerine "puskurt"uyosun bunu, basincli kutu ya.. Teknolojisini siktigimin fransizlari, allahin tuzlu suyunu getirdikleri hale bak, sanirsin nanoteknolojiyle labaratuvarlarda uretiyolar, halbuki tencereyle su kaynatip icine kasik kasik tuz koyuyolar, hepimiz biliyoruz bunu.. Ben yine bildigim kocaman serum sisesini aldim, bi de siringa, cektim cektim bastim burnuma, rhinomer'in 10 da biri fiyatina rhinomer'in 10 kati tuzlu su, al sana iste..
Bu sabah biraz hasta gibiydim, bizim okulun kendi capinda hastane gibi biseyi var, bedava, hemen gittim doktor amca (aslinda abla) dedim bana bi ilac ver, oyle bi ilac olsun ki hastalanmadan iyilesiyim hemen. Aslinda ayak tabi, aspirin plus c verecegini ben oraya gitmeden biliyodum zaten. Bi de duact verdi, onu da tahmin etmistim, yok aslinda ben clerinase verir saniyodum ama olsun, ayni bok. Her neyse, bi de "serum fizyolojik" verdi. Bunlari receteye yazdi, oglen 2 de gel al dedi. Gittim aldim hakkaten bes kurusta para odemedim adamlar hizmette sinir tanimiyolar. Lakin bir de ne goreyim, bizim serum fizyolojik ben gormeyeli bi evrim daha gecirmis, yine"rhinomer" adi altinda bu sefer plastik basincli bi kutuya girmis, kapagi degismis, etiketi degismis her boku degismis iste. Hemen heyecanla prospektusu actim, ulan dedim bu elimdeki post modern acaip beyaz plastik tup, benim tencerede kaynattigim serum fizyolajik olamaz, olmamali, baska birsey olmali bu.. Ama hayir, yine tuzlu su, yine tuzlu su, ustelik prospektustede "bu, ilac degildir, steril tuzlu sudur" yaziyo, vallaha da yaziyo, billaha da yaziyo. Fiyat kupurunu kesmisler o yuzden fiyatini bilmiyorum ama minumum 10 milyon diyorum, minimum.
Simdi biri gelsin bana anlatsin, yahu biz nasil oluyo da yiyoruz bu numarayi? Hadi ben kendim alsam gider yine kocaman serum sisesini alirim inattan, ama neden eczanelerde adam gibi damlalikli serum fizyolojik bulunmuyo artik, neden onun yerine fransadan ithal siselenmis okyanus suyu bulunuyo anlamiyorum. Hadi fransizlarin bizi sikmesini gectim, o olagan bisey ama ben kendi adima tuzlu suyun basincli siseye konulmasina bi anlam veremiyorum yahu, yine burnuna akitiyosun, yine burnuna akitiyosun, nedir yani basincli sise nedir..? Anlamiyorum.. Dusunuyorum dusunuyorum, anlamiyorum..